• Reklam
Çanakkale geçildi ve geldikleri gibi gitmediler
Reklam
Ömer Cahidoğlu

Ömer Cahidoğlu

.

Çanakkale geçildi ve geldikleri gibi gitmediler

18 Mart 2016 - 11:37

Çanakkale, ulusal laik bir devlet amacı ile verilmiş bir savaş değildi. Dünyanın dört bir yanından Müslümanlar canları ve mallarıyla, mukaddesatlarını müdafaa için küfre karşı cihad etmişti Çanakkale’de. Gazze’den, Halep’ten Çanakkale’ye gelen Müslümanların, laik ulusal bir kaygı taşıdıklarını kim, nasıl iddia edebilir ? Müslümanlar; dinleri, namusları, halifeleri, birlikleri için iştahla koşmuştur Çanakkale’ye. Çanakkale bu şuur ile küfre aman vermeyen bir direnişe ev sahipliği yapmıştı.

Çanakkale’de mukaddesatları uğruna şehadete koşan Müslümanlar, çok değil bi 10 sene sonra uğruna şehadete koştukları değerlere, üstelik şehadet uğruna müdafaa ettikleri topraklarda, savaş açılacağını bilselerdi, yine de bu iştahla koşarlar mıydı cepheye ?

Çanakkale’de kuru ekmeği katık yapıp İlayı Kelimatullah için cihad eden Anadolu evlatları, ‘’dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdurlar’’ diyen bir adamın Anadolu’da İslam’a savaş açacağını bilselerdi ne yaparlardı ?

Annelerinin, eşlerinin, bacılarının namuslarını müdafaa için canını siper eden yiğitler; güzel bacak yarışmalarının, içkili danslı baloların düzenleneceğini, fahşanın bir medeniyet unsuru olarak dayatılacağını bilselerdi ne yaparlardı ?

Ümmetin birliği, Müslümanların devleti ve halifesi için yurtlarını bırakıp ümmet coğrafyasının değişik bölgelerinden Çanakkale’ye gelen Müslümanlar; ‘’Türkiye Türklerindir, Türk olmayanların görevi hizmetkarlıktır’’ şuurunda laik ve ulusalcı bir düzenin kurulacağını bilselerdi ne yaparlardı ?

‘’İrtica ile savaşta, Kurtuluş savaşındaki can kaybının 50 katını verdi bu memleket’’ diyen Falih Rıfkı’nın bu itirafı gösteriyor ki, mukaddesatları uğruna Çanakkale’de şehit olan Anadolu evlatları şayet yaşasalardı, 15 sene sonra mürtecilik suçundan İstiklal Mahkemelerinde ve darağaçlarında bulacaklardı kendilerini.

Çanakkale geçildi ve geldikleri gibi gitmediler;

İstanbul’a çıkıp yıllarca İstanbul’u işgal eden İngilizler; İzmir İktisat Kongresi toplanıp, Lozan imzalandıktan birkaç ay sonra tek kurşun atmadan çıkıp gittiler İstanbul’dan.

Çünkü Çanakkale’de yüzbinlerce şehidin kanlarıyla müdafaa ettiği değerlerin artık müdafaa edilmeyeceği garantisini almışlardı. Artık ortada kendileri için tehlike arz eden bir durum kalmamıştı. Çünkü kendilerinin Çanakkale’de yok edemediği değerlerin ‘kurtarıcılar’ eliyle yok edileceğinin garantisini almışlardı. İnglizler bu topraklara geldiğinde canından ve malından vazgeçen fakat mukaddesatından vazgeçmeyen bir ümmet bulmuşlardı karşılarında. Oysa ki giderken, ümmetten ve mukaddesattan çoktan vazgeçmiş bir yönetim bırakmışlardı arkalarında.Müslümanların cephede, kanlarıyla geçit vermediklerine; masalarda mürekkeple geçit verdiler.

Çanakkale’de iştahla şehadete koşan Müslümanlar, küfre razı olmayan Müslümanlar; razı olmadıkları küfrün tüm değerlerinin bu topraklara ‘’İnkılap’’ adı altında geldiğine şahit oldular. Evlatlarını Çanakkale’ye kurban olarak yollayan analar; diğer evlatlarının mürtecilik suçuyla meydanlarda sallandığına şahit oldular.

Cumhuriyeti kurmadan evvel ‘’Kanuni Esasi Kur’anı Azimuşşandır’’ diyenler, düzenlerini oturtunca Kur’anı bu topraklardan silmek için var güçleriyle mücadele ettiler.

İşte Çanakkale böyle geçildi.

İslam yolunda şehid olan tüm şehitlerimizin, şehadetlerini Rabbim kabul buyursun. Şüphesiz, kanlarıyla geçit vermedikleri küfrün nizamına masalarda geçit verenlerden ahirette hesap soracaklardır.

Son Yazılar