• Reklam
Irak Krizi Öncesi ve Sonrasında Rusya
Reklam
Mustafa Şahin

Mustafa Şahin

Bakış

Irak Krizi Öncesi ve Sonrasında Rusya

24 Ekim 2014 - 18:09

Irak Krizi Öncesi ve Sonrasında Rusya

2003′ te Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’a girmesiyle beraber başlayan Irak krizi sürecinde Rusya’nın duruşu, politikaları ve bölgede ki çıkarları çoğu zaman kulakardı edilmiş bir konudur. Rusya’nın burada ki duruşunu sağlıklı tahlil etmek için Irak krizi öncesinde ve sırasında bölgede ki yatırımlarını, Batı ile ilişkilerini, Ortadoğu’da faaliyet gösteren şirketlerini iyi bilmemiz gerekir. Şu halde Rusya minvalinde Irak krizini ekonomi-politik açıdan incelemeye almakta fayda var.

Irak krizi öncesinde Rusya, ülkesinin ikinci, Dünya’nın 12. büyük petrol şirketi olan Lukoil ile bölgeye yaklaşık 30 milyar dolarlık bir yatırım yaptı, 2000 yılında Rusya’nın petrol ihracatı 23,5 milyar dolardı ve varil başına 40 dolar para alıyordu. Petrol şirketi Lukoil, bu gün dahi günde 10.1 milyon varil petrol ihracatıyla Rusya’yı Irak petrol ihracatında en üst sıraya taşıyor, ayrıca yine Lukoil Irak’ın en büyük petrol sahalarından biri olan Batı Kurna 2 bölgesinde %56.25 hisseye sahip. Irak krizinden önce Irak-İran savaşı sırasında da Irak’a 8 milyar dolarlık askeri destek sağlamıştı. Bölgede bu denli büyük ekonomik çıkarları olan Rusya’nın ABD’nin Irak’ı işgalinde olumlu yada olumsuz sessiz kalacağını ya da taraflardan birine destek vermeyeceğini düşünmek inandırıcı olmaz.

11 Eylül saldırılarıyla beraber en radikal değişimi yaşayan ülkelerden bir tanesi de Rusya olmuştur. Putin iç politikada ki bütün riskleri göze alarak ABD’ye “terörizm”e karşı destek vermiş, Rusya’yı Batı ile Avrasyacılık arasında bir eksene oturtmaya çalışmıştır. Rusya bu desteği verirken terörist olarak nitelendirdiği ve Rusya tarafından büyük kayıplara neden olan Çeçen savaşcılarına karşı ABD’nin kendisine destek vereceğini ümit etmiş veya en azından bu çerçevede Rusya’nın Çeçenistan’da “terörizme” karşı yürüttüğü savaşta Batılı müttefiklerinin Rusya’nın bu iç işine karışmamasını beklemişti. Ancak ABD’nin Çeçenistan tutumu, bölgede enerji geçişleri açısından önem arzeden Gürcistan’da ki projeleri, ABD’nin Ortaasya’da ardı ardına askeri üsler kurması Rusya tarafından bu desteğin sorgulanmasına neden olmuştur.

Irak savaşı’nın arefesinde ABD’ye “terörizm”e karşı verdiği desteğin karşılık bulamayan Rusya,  Irak meselesinin diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini, savaş kararını ABD’nin değil BM’nin alması ve Irak’ın silahsızlandırılması için çalışılması gerektiği konusunda BM’ye baskı yapıyordu, bir taraftanda Saddam Hüseyin’e medya aracılığı ile kimyasal silahların denetlenmesi konusunda daha şeffaf olmaları konusunda mesajlar gönderiyordu.

Mısır’da yayınlanan El-Usbuğ dergisi 2 Mayıs 2005 Pazartesi tarihli sayısında Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin ile ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld arasında geçen konuşmanın metnini yayınlamıştı. Burada Rumsfeld Saddam Hüseyin’e; “Size bir teklif sunuyorum: Serbest bırakılıp kendinize istediğiniz ülkede bir sürgün yeri seçeceksiniz. Bunun karşılığında da televizyona çıkıp terörizmi kınayacak, adamlarınıza bu eylemlere son vermeleri için çağrıda bulunacaksınız.” diyor. Saddam Hüseyin ise Rumsfeld’e; “Bunu istiyor olsaydım, zamanında Rusya’nın teklifini kabul edip oğullarımı ve torunumu ölümden kurtarırdım.” şeklinde cevap veriyor. Buradan anlaşılıyor ki Rusya savaş başlamadan ya da savaş sırasında Saddam Hüseyin’e bir güvence teklifi sunmuş, ancak kendisi bunu kabul etmemiş.

Irak savaşı devam ederken Rusya olası bir devrime karşı da hazırlıklarını yapmış, yeni hükümetten  bazı imtiyazlar almaya çalışımştı. Bu çerçevede Irak’a elinde tuttuğu petrol alanlarının güveliği karşılığında; modernizasyon, ulaşım, tarım, elektrik ve kimyevi maddelerle ilgili yatırım sözü vermişti. Sözünü tutan Rusya, savaştan sonra  ilgili alanlarda Irak ile 40 milyar dolarlık bir antlaşma imzaladı.

Rusya, Irak bölgesinde Lukoil aracılığı ile yatırımlarına devam ediyor. Haziran 2014′de Iraka 30 milyar dolarlık yatırım yaptı. 5 yıllık planda hedef şu an 1,9 milyon varil olan üretim kapasitesini 2019 yılında 1,25 milyon varile ulaştırmak.

Böylece Rusya Irak’ta herkes askeri bir strateji izlerken tankların ya da uçakların uçmasını sağlayan petrol alanlarında etkin bir rol alıyor. ABD’nin şahin kanadının başarısızlıklarını değişim döneminde iyi etüd eden Rusya’nın gelecek on yılda Ortadoğu’da adını dolaylı şekilde duyacağımız kesin iken, Irak üzerinden beklenen ya da endişe duyulan şey ise daha farklı.

Endişelerin temelinde İran menşeili Arap dünyası politikaları destekleyen Rusya’nın ABD’nin Suud menşeili politikasına şu an olmasa bile ilerde Ukrayna’daki gibi reel-politik gerekler üzerinden cevap verip vermeyeceği.

Son Yazılar