• Reklam
Rıfai'nin açıklamaları üzerine
Reklam
Fatih Aktaş

Fatih Aktaş

Rıfai'nin açıklamaları üzerine

07 Kasım 2016 - 12:15

Suriye İslam Konseyi Başkan Usame er-Rıfai, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda Suriye’de yabancı savaşçılara ihtiyaç olmadığını belirterek "Suriyeli muhaliflerin yabancı savaşçılara ihtiyacı yok." diyen Rıfai, ülkede devrime hizmet edecek, koruyacak güç ve cesarete sahip yeteri kadar genç bulunduğunu vurguladı.

Çok ilginç ve saha gerçekleriyle taban tabana zıt ifadeler. Öncelikle, Suriye’de birçok ülkeden Esed ve destekçilerine karşı savaşmak için gelen binlerce yabancı(muhacir) direnişçi mevcut. Avrupa’nın farklı ülkelerinden, Doğu Türkistan’dan, Özbekistan’dan, Çeçenistan’dan, Arap ülkelerinden ve Türkiye’den Suriye’ye gelerek muhalif saflarda savaşan direnişçilerin varlığı biliniyor. Rıfai’nin deyimiyle bu “yabancı savaşçılara” muhaliflerin bulunduğu her cephe hattında rastlamak mümkün. Bunlar Esed’e, IŞİD’e, PYD’ye karşı gösterdikleri fayda ve fedakârlıkları sebebiyle Suriye halkının teveccühünü kazanmış durumdalar. Bu gerçeği Rıfai’nin bilmemesine imkan yok diye düşünüyorum.

Suriye’yi bölge bölge tahlil ettiğimizde ülke dışından gelen muhalif savaşçıların yeni yerlerin alınmasında ve bu bölgelerin savunmasında hep en ön saflarda savaştıkları görülecektir. İdlib vilayetinin Esed rejiminden ele geçirilmesinde en önemli aktörlerden biri de Doğu Türkistan İslam Partisi’ydi. Düzenledikleri feda eylemleri ve sert saldırılarla bölgenin kısa sürede ele geçirilmesinde büyük yararlılıklar göstermişlerdi.

Diğer yandan Türkmen Dağı ve Bayır-Bucak bölgesine baktığımızda, Türkmen gençleri dahi dağı terk ettiğinden dağı savunanların başında Çeçen Müslim Şişani ve onun grubundaki Çeçenistanlı savaşçıları gördük.

Bugün Hama’da rejim askerlerine ve şii mezhepçi militanlara karşı başlatılan Mervan Hadid Operasyonu’nda en önde yine muhacir (Şeyh’in deyimiyle yabancı) savaşçılar var ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’ndan muhaliflerle birlikte mücadele veriyorlar.

Keza şu anda devam eden Halep’teki kuşatmayı kırma operasyonunda da Suriye dışından gelen birçok savaşçı, Halep halkını zulümden kurtarmak için mücadele veriyor.

Diğer yandan Fırat Kalkanı operasyonu herkesin malumu. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı birlikler Suriye’nin kuzeyinde IŞİD ve PYD’ye karşı savaşıyor ve ÖSO’ya destek veriyor. Rıfai’nin sözleri üzerinden değerlendirecek olursak, yaklaşık 1500 kilometre karelik bir alanı kurtaran TSK’nın da Suriye’den çekilmesi gerekiyor.

Tüm bunlar ortadayken Usame er-Rıfai’nin beyanatını nasıl okumamız gerekiyor? Kendisi eminim ki Suriye’nin rejimden, İran’dan, Hizbullah’tan, PYD ve IŞİD’ten temizlenerek özgürleştirilmesini arzu ediyor. Peki, bu yönde mücadele etmek için gelen direnişçilere neden ameliyat edilmesi gereken bir ur muamelesi yapıyor?

Suriye’ye dışarıdan gelerek muhalif gruplarla birlikte savaşan savaşçıların Rıfai’nin bu sözünü dinleyerek ülkelerine döndüklerini düşünelim. Ülkenin önemli bir bölümünü ellerinde tutan muhalif gruplar bu bölgeleri nasıl savunacak? Yeni yerler nasıl özgürleştirilecek ve zulüm nasıl def edilecek? Suriye İslam Konseyi başkanı gibi ağır bir sıfatı yüklenen bir ilim adamının bu kadar gelişigüzel açıklamalar yapması gerçekten üzücü. Hele ki kendisi Suriye’de değil İstanbul’dayken.

Evet, madem ülkenizde yabancı savaşçı istemiyorsunuz o halde siz neden bir Suriyeli olarak ülkenizde değilsiniz? Suriye’deki direnişin savaşçı ve silah kadar tebliğ yapacak alime de ihtiyacı var. Er-Rıfai’nin ülkesine dönerek bu açığı kapatması gerekmez mi?

Diğer yandan şunu da belirtmek gerek. Dışarıdan gelen bu kadar savaşçı, bir Suriyeli olarak kendisini endişelendiriyor olabilir. Büyük çoğunluğu Suriye dışından savaşçılardan oluşan IŞİD’in Suriye halkına ve direnişine verdiği zararı görünce bu endişeleri katlanmış da olabilir. Er-Rıfai röportajının devamında “Yabancı savaşçıların Suriyeliler için bir yük haline geldiğini ve muhaliflerin terörle ilişkilendirilmesinde bazı ülkeler tarafından bahane olarak gösterildiğini” belirtiyor. Evet, bu endişeleri haklı olabilir. Ancak sapla samanı birbirinden ayırmak, yani Suriye halkının maslahatına hareket edenlerle halka zulmedenleri bir tutmamak gerekiyor. Aksi takdirde, mazlum Suriye halkını korumak için samimi niyetlerle ülkeye gelen onca insanın hakkına girmek ağır bir vebaldir.

Usame er-Rıfai: "Suriyeli muhaliflerin yabancı savaşçılara ihtiyacı yok. Ülkede devrime hizmet edecek, koruyacak güç ve cesarete sahip yeteri kadar genç var” diyor. Evet, Suriye halkı genciyle, yaşlısıyla yıllardır devrimlerine sahip çıkıyor. Milyonlarca Suriyeli onca zulme rağmen yerlerini terk etmeyerek direniyor. Ama bir de direnmeyen, memleketlerini koruyabilecekken terk edenler var. Mesela, Türkmen Dağı Esed askerleri ve İran destekli mezhepçi şii militanlar tarafından işgal edilirken, bölgede savaşan Türkmen mücahid sayısı birkaç yüzü geçmiyordu. Oysa sadece Hatay’da on binlerce Suriyeli Türkmen’in yaşadığı biliniyor. Onların terk ettiği köyleri Çeçenistanlı, Doğu Türkistanlı savaşçılar korumaya çalışıyordu.

Kimseyi zorla savaştırmak değil derdimiz tabi ama, devrimin korunması ve bunun da Suriyeliler tarafından yapılması isteniyorsa en başta savaşmaya gücü yettiği halde ülkesini terk eden Suriyeli kardeşlerimize nutuk çekilmesi icap etmez mi? Bence asıl dert edinilmesi gereken konu bu. Ülkesinin terk eden Suriyeli gençlere cihadın ve vatan savunmasının önemi anlatılmalı. Bu, Suriye Devrimi için çok daha faydalı olacaktır. Allahualem…

Son olarak; Suriye meselesi dünya siyasetinin en belirleyici  başlığı konumunda. Sadece Esed değil, Rusya, ABD hava saldırılarıyla IŞİD bahanesiyle masum halkı katlediyor. İran, Irak, Lübnan, Afganistan’dan getirilen şii mezhepçi militanlar Suriye halkının devrimini çalmak ve ülkeyi işgal etmek istiyor. PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin de Amerika, Avrupa ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden savaşçı devşirdiği malum. Hâl böyleyken, bunca zalimin üşüştüğü Suriye’ye, kardeşlerinin canını ve hakkını korumak için gelen bazı Müslümanların bu samimi niyetleri kötüye yorulmamalı, gösterdikleri fayda ve fedakarlıklar göz ardı edilmemeli.

Her şeyin en doğrusunu bilen Allah’tır…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar