Ban Ki-Moo’un Gazze kuşatmasını meşru görmesinin yanısıra bu kuşatmayı yarmaya çalışan sivil inisiyatif yapısıyla oraya giden Mavi Marmara gemisine yapılan operasyonu da meşru görmekte sadece operasyonun yapılış biçimine karşı çıkmakta.Bu görüş İsrail’de ki Liberallerin bakışından farklı değildir.Haretz gibi gazetelerde köşelerinde liberal Yahudiler de aynı görüşleri zaten dillendirmektedir.
One Minute Krizi diye tabir edilen Davos süreci sonrası Türkiye-İsrail ilişkilerinde ticaret hacminde hiçbir düşüş yaşanmadığı gibi tam aksine artış göstermiştir.YILMAZLAR grup hala israilde çalışmak için can atmaktadır.Kim kendi ülkesinin insanlarına saldıran bir devleti meşru görüp oralarda Filistinlilerin topraklarını işgale yardımcı olabilir ki?Sanırım vicdansız kapitalistlerden başkası olamaz.Tek dertleri çünkü paradır.Para yoksa iman,din,haysiyet ve onurları yok diye hissederler.Tüm kutsal değerleri banka,kasa ve ceplerindeki kağıt parçasıyla ölçülebiliyor.Yani toplasanız bir kaç kütük ağaç kadar,malumunuz üzere kağıdın ana maddesidir odundur.İnsanın kalbi taştan zihniyeti odundan olunca ortaya garabet bir durum çıkmakta.
Bu ahvaller içerisinde Türkiye ve İsrail’in askeri anlaşmalardan doğan ilişkileri de devam etmektedir.Kemalist Ordu’nun generallerinden bir çoğunda İsrail aşkı asla bitmez.Çünkü ideolojilerinin fikir babasıdır ilk Siyonistler ve Theodor Herzl’dir.Milliyetçi,tarihsel dini vatan kuramının babasıdır Herzl ve Kemalist sitemin subayları da direk ismini zikretmeseler yada duymasalar da Theodor Hezl’in fikirleri Kemalizm sanıp bu düşüncelerle yoğrulup,pişip,büyüyüp asker ocağına adım atarlar ve oradaki peygamber ocağında ilk iş Yahudi isteklerine göre islamsız bir ordu yapılanması oluşturmaktır ki bunu da başarmışlardır.80 seneye yakın çalışmanın iki ayağından biri Osmanlı’yı bölüp Anadolu’ya Türkler’i hapsetmek diğeri ise Ortadoğu ve Afrika ile bağını koparıp dini bağları yoketmekti.Bu planların elbette devamı ise yani üçüncü aşaması ise Laisist Seküler bir devlete dönüştürdükleri Türkiye’yi Arap devletlerine karşı milliyetçi bir duvar olarak ördüler.Böylece İslam dünyasında ki ayrışım hız kazanmıştı.Bu gün hala bu ayrışım devam etmektedir.teknoloji gelişmiş olmasa insanlar bilgi ve belgelere hızlı şekilde ulaşamamış olsa idi İsrail adına bir değil elli kez darbe yapabilecek onursuz,haysiyetsiz,şerefsiz Paşaların ismi bilinmese de varlığı hala kabul edilen gerçekler arasındadır.
Türkler’de,Araplar’da başta olmak üzere tüm dünyada soy babaya atfedilir yani bir çocuk doğduğunda soyadını babadan alır.Baba’nın dini ne ise kimliğine o yazılır yada o şekilde yetiştirilirken Yahudilerde bunun tam tersidir.Türkiye-İsrail ikili ilişkilerinde Türkiye erkeklik taslarken İsrail kadın gibi davranmaktadır fakat israil bundan asla gocunmamaktadır.Çünkü İsrail kiminle yatağa girerse girsin doğacak veled-i zinanın kendisine ait olacak bir çocuk olacağını gayet iyi bilmektedir.Bu yüzdendir ki bir çok MOSSAD adına çalışan Yahudi kadın ajanları Filistinlilerle evlenmiş yada gayri meşru ilişkilerde bulunmuşlardır.Bu gün bu doğrultuda Türkiye’de hangi MOSSAD ajanlarının kimlerle irtibat içerisinde bulunduğu,hangi temasları gerçekleştirdiği bilinmemektedir.Devlet’in iç istihbaratı başarılı işler yaparken dış istihbarat ise çuvallamaktadır.Daha İsrail odasına adım atamayan yada İçindeki İsrail odasına devletin başındakileri devlet sırrı adı altında sokmayan Genel Kurmay kirli bir şavaşta İsrail ile işbirliği yaparken nasıl haklı ve nasıl başarılı olabilir ki...
Türkiye-İsrail ilişkileri asla düzelmemesi gereken ilişkilerin başında gelir.Çünkü İsrail’in güçlü sorunsuz ve işbirlikçi Arap hükümetleri ile yapacağı anlaşmalar sadece Türkiye yada Ortadoğu’yu değil Afrika başta olmak üzere Orta Asya’ya kadar hakimiyet alanını genişletmek isteyen Amerika’nın ekmeğine yağ sürer ki bu durum ekonomik anlamdaki zorluklar içinde boğuşan Amerika’yı diriltmekten başka birşey değildir.Herkes Türkiye için Küçük Amerika der.Ancak Amerika’yı Amerika yapan şey Atom bombası değildir.Amerika’yı doğuran İsrail’in kurulma fikriyatı ve İttihatçı Jön Türklerin gayr-i meşru ilişkisinin bir sonucudur.Elbette ki burada baba olarak Jön Türkler haricinde,İngilizler,Fransızlar ve Almanlar vardır.Ancak İsrail için babanın kim olduğu önemli değildir.İşte doğurduğu çocuk Amerika yeni dünyanın yeni lideri.Katliamcı,işgalci ve sömürünün adı.Şimdilerde battığı haberlerine bakmayın mevcut değerlerde hala 50 yıl devam edebilir.Çünkü kıtalararası bir savaşı şuan hiçbir ülke kaldıramayacağı için ve kapasitesi yetmeyeceği için Amerika’nın bu şekilde yok edilmesi de mümkün görünmemektedir.Bu yüzden İsrail’in işgali bitirilmeli ve Filistinlilerin topraklarından sürülmelidirler.Yahudi yanlısı gazetelerde İsrail’in Amerikan düşmanlığı diye tarif edilen yayınlara yer verdirtmesi de hedef şaşırtmaktan ibarettir.Çünkü İsrail Cambaza bak deyip milleti cambaza yöneltirken milletin cüzdanlarını çalmaktadır.herkesin dikkat etmesi gerekende budur.
Türkiye –İsrail ilişkilerini hala ekonomik alanda canlı tutan firmalar boykot kapsamına dahil edilmelidir.Türkiye’nin en kaliteli iki suyundan biri olan Erikli Su’yu bir Yahudi’nin satın aldığını millet bilmeli bu konuda bilinçlendirilmelidir.Bu ülkeye giren İsrail ürünleri haricinde İsrail’e su,giyecek,içecek gönderen firmalarda listelenmeli ve başta bu ülkenin onurlu insanları tarafından boykot edilmeli;bu bağlamda tüm işgal devletlerinin bulundukları yerlerdeki işgalinin faturasını ödememe kararlığında sebat göstermelidir.
Evet biz Türklerde soy babadan gelir ancak İsrail ile aynı yatağı,düşünceyi,fikri,zikri,imanı paylaşmıyoruz.Bu yüzden İsraillerin kadın olmasını da beklemediğimiz gibi İsrail’den bir çocukta istemiyoruz.
Yunus PEHLİVAN