Genç Öncü Haber

İslam Dünyasının Yeni yüzü

Thu02232012

Last update03:53:15 PM GMT

Alıntı Yazılar
Alıntı Yazılar

Alıntı Yazılar (435)

Alt Kategoriler

Abdullah BÜYÜK

Abdullah BÜYÜK (14)

1948 Sivas-Zara-Tuzla gözü doğumlu. İlkokulunu köyde, orta ve liseyi Sivas ve Erzurum İ.H. lisesinde okumuştur. 1974 Konya İslam Enstitüsü mezunudur. Konya da İmam-Hatip, Vaizlik ve müftü yardımcılığı yapmış, 1980 askeri ihtilali ile diyanet teşkilatından ayrılmıştır. Askeri cezaevinden çıktıktan sonra 1982-2002 yılları arasında değişik alanlarda hizmetlerde bulunmuştur. Ribat camiası olarak insana yönelik hizmet yatırımlarını öne alarak, önce insan sonra müessese prensibine sadık kalmıştır.

Devam...
Abdurrahman DİLİPAK

Abdurrahman DİLİPAK (37)

1969 da Konya İmam-Hatip okulundan mezun oldu. Güzel Sanatlar Akademisine girmek için resim dersleri aldı. Ancak İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap ve Fars Filolojisine  girdi ve bu arada ikiyıl okuduktan sonra İstanbul Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksek Okuluna kaydoldu ve 1980 de bu okuldan mezun oldu.1993-94 Kanal 7 Ateşten gömlek, 1994-95 Kanal D Haber Yorum, 1994 Kanal 6 Haber Tartışma Programı 2x2, Kanal 6 Haber Tartışma Programı Analiz, 1995-96 Beyin Fırtınası Haber Tartışma Programı, 1995-1997 NTV Haber Programı Tartışa Tartışa, 1998 Teha ya aid, 105 yerel ve bölgesel TV den oluşan Networkde yayınlanan IQ isimli program.

* 1996 Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Hoşgörü Ödülü,
* 1997 Kombassan Hoşgörü Ödülü,
* 1998 Human Right Watch Helman Hamlet Uluslar Arası İnsan Hakları Ödülü

Devam...
Ahmet VAROL

Ahmet VAROL (30)

M.Ahmet Varol  1962 Artvin Yusufeli’nde doğdu. Üniversite öncesi öğrenimimi memleketinde yaptı. (Bostancı İlkokulu (1974), Sarıgöl Ortaokulu (1977), Yusufeli Lisesi (1980)). AÜİF (1986) mezunu. Dış Haberler sorumlusu olarak İslam (1985-88), Altınoluk (1988) dergilerinde çalıştı. İstanbul Marmara Ünv. İlahiyat Fakültesi'nde Hadis dalında yüksek lisans yaptı 1984'ten buyana basın alanında çalışı. Bu alanda çalışmaya ilk olarak İslam mecmuası’nın Dış Haberler sorumlusu olarak görev yapmakla başladı. Daha sonra Altınoluk dergisine geçerek bu derginin "İslam Dünyası" bölümünü hazırladı (1985-88). 1988’den itibaren Erkam Yayınları'nın da editörlüğünü yaptı. Aynı dönemde haftalık olarak yayınlanan Vahdet gazetesi’nin de Dış Haberler bölümünü hazırladı ve bu gazeteye İslam dünyasıyla ilgili yazılar yazdı. Ekim 1996 - Ekim 2000 arasında dört yıl süreyle (48 sayı) aylık olarak yayınlanan Vahdet dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptı. Şimdiye kadar birçok periyodik yayın organında İslam dünyası ve genelde dış politikayla ilgili yazıları yayınlandı, Akit gazetesinde haftalık olarak dış politikayla ilgili yazıları yayınlandı. Bunun yanı sıra haftalık Cuma dergisi’nde, Ürdün'de yayınlanan haftalık es-Sebil gazetesi’nde, aylık Ribat ve aylık Vuslat dergisinde düzenli şekilde yazıları yayınlanıyor.Bursa Marmara (1984), İslam (1985-89), İlim ve Sanat (1986-89), Milli Gazete (1986-89) gazete ve dergilerinde yazdı. Birçok İslami yayın organlarında farklı zamanlarda İslam dünyasındaki gelişmelerle ilgili yazıları yayınlanmaktadır

Devam...
Ali BULAÇ

Ali BULAÇ (11)

1951 yılında Mardin’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mardin’de, yüksek öğrenimini İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü (1975) ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde (1980) yaptı. 1976’da Düşünce Dergisi ve Düşünce Yayınları’nı, 1984’te İnsan Yayınları’nı kurdu. 1987 yılında Zaman Gazetesi’nin kurucuları arasında yer aldı ve bir yıl Gazete’nin İstanbul Büro Şefliği görevini yürüttü. 1985-1992 yılları arasında Kitap Dergisi’ni, yönetti. Çeşitli dergilerde, Milli Gazete, Yeni Devir, Yeni Şafak ve Zaman Gazetesi’nde çok sayıda yazı ve araştırmaları yayınlandı. 1988 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’nin “Fikir Ödülü”ne layık görüldü. Evli ve dört çocuk babası olan yazar, Halen Zaman Gazetesinde köşe yazıları yazıyor..

Devam...
Ali ÜNAL

Ali ÜNAL (3)

Ali ÜNAL Yazıları

Devam...
Bahattin YILDIZ

Bahattin YILDIZ (2)

Gazeteci Araştırmacı yazar Bahattin Yıldız'ın Yazıları

Devam...
Bilal MEDENİ

Bilal MEDENİ (8)

Bilal Medeni'nin Yazıları

Devam...
Fehmi KORU

Fehmi KORU (7)

Gazeteci-Yazar. 1950, İzmir doğumlu.İzmir Yüksek İslam Enstitüsü (1973) mezunu. ABD Harvard Üniversiyesi'nde master (1982) yaptı.Uzun yıllar Zaman Gazetesi'nde Ankara temsilciliği ve köşe yazarlığı yaptıktan sonra son iki yıldır bu görevi Yeni Şafak Gazetesi'nde sürdürüyor. Dış literatüre vakıf olmasının yanında, bilişim teknolojisine yakınlığı ile biliniyor. Taha Kıvanç takma adıyla kulis yazıları yazıyor. TYB'nin 1986 Basın Yönetim Ödülü'nü kazandı.

Devam...
Hakan ALBAYRAK

Hakan ALBAYRAK (37)

1968 yılında Federal Almanyada dünyaya geldi. Orta öğretimini Türkiyede tamamladı. Farklı periyodlarla Milli Gazete, Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazar olarak görev yapan Albayrak; 1983 yılında Halka Işık dergisini, 1989da da Nihat Gençle birlikte Çete dergisini çıkardı. İhlas Haber Ajansı bünyesinde Gazze ve Kudüste bulundu. 1994 yılında insani yardım amaçlı gittiği Bosna-Hersekte İHH Saraybosna temsilcisi oldu. Yazılarında kimi zaman Werner Hugo mahlasını kullanan Albayrak, daha sonra da Gökhan Özcanla birlikte editörlüğünü üstlendiği Gerçek Hayat dergisini kurdu. 2000 yılında Milli Gazetede yayınlanan bir makalesi nedeniyle, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna muhalefetten, 2003 yılında 15 ay hapis cezası aldı. Ceza İnfaz Yasası kapsamında cezası 1/3 oranına indirildi ve 6 ay Kalecik Cezaevinde kalarak mahkumiyetini tamamladı. Evli ve 2 çocuk babası olan Hakan Albayrak halen Yeni Şafakda günlük, Gerçek Hayatta da haftalık makaleleri yayınlanmaktadır.


Eserleri : Halifesiz Günler, Denge Yayınları (1997) .Hakan Albayrak Kitabı, Vadi Yayınları (1997) . Ebuzer, Vadi Yayınları (2000) . Kemalizm Terakkiye Manidir, Vadi Yayınları (2004) . Türkiye-Suriye Birliği, Vadi Yayınları (2006) . Batının Soykırımcı Tabiatı, Vadi Yayınları (2006) . Bismillah Hotel, Vadi Yayınları (2006) . Meleklerle Omuz Omuza, Fide Yayınları (2006) . İslam Birliğinin Nüvesi Olarak Türkiye-Suriye Birliği , Vadi Yayınları (2006) . Zaferimiz Mübarek Olsun , Vadi Yayınları (2006) .


Devam...
Ali Karahasanoğlu

Ali Karahasanoğlu (31)

ets off}İHL’lerin orta kısmını, % 12 oyla, bir ayda açmıştı!

Benim hayatıma, Erbakan Hoca’nın ilk dokunuşu, 1974 CHP-MSP koalisyon hükümeti döneminde, İmam Hatiplerin orta kısımlarının açılması vesilesi ile olmuştu..

1971 darbesi sonrasında kurulan muhtıra hükümetinin ilk işi (28 Şubat’taki gibi), İmam Hatip Liseleri’nin orta kısmını kapatmak olmuştu..

Ortaokula başlamam, tam da İHL’lerin orta kısımlarında meslek derslerinin kaldırıldığı o döneme denk gelmişti. Rahmetli babam, meslek dersleri kaldırılmış olmasına rağmen, sırf İmam Hatip havasını teneffüs etmem için, beni İHL’nin binasındaki ortaokula yazdırmıştı. İHL binasında ders görüyoruz. Ama meslek dersleri (Kur’an, Hadis, Arapça vs.) sadece lisede var, ortaokulda yok..

Ve 1973 seçimlerinden, MSP % 12 oyla çıkıyor. Hemen sonrasında kurulan hükümetin küçük ortağı..

Hükümet kurulur kurulmaz, gelecek eğitim yılını falan beklemeden, hemen ikinci yarı dönemin başında, ortaokulda da meslek derslerini görmeye başlıyoruz.

İşte, kararlı, azimli, inançlı liderin neleri başarabileceğinin delili olan bir hatıra..

Bugünküler gibi, “Biraz bekleyelim” yok.

“Hele bir koltuklarımıza oturalım, devleti tanıyalım” yok.

“Canım, yılın ortasında değişiklik mi olur, birazcık sabır” yok!

Koltuğa oturduğu günün ertesinde, olması gereken ne ise, kimseden çekinmeden, hayata geçirmenin alkışlanacak başarısı!

Erbakan Hoca, İHL’lerin orta kısmını, hem de kime açtırdı biliyor musunuz?

CHP’li Milli EğitimBakanı’na..

Bu küçücük bir örnek..

Erbakan Hoca’nın hayatına baktığımızda, “hak” merkezli mücadelesinin, “kuvvet”e hep galip geldiğinin sayısız misallerini görüyoruz.

Sadece din eksenli konularda değil..

Çünkü Erbakan Hoca, dindar kimliği ile tanınsa da, aynı zamanda çok başarılı bir bilim adamı idi.

Hem başarılı ve hem de cesur..

“Gümüş motor” mücadelesi, dönemin Batı güdümlü sermayesinin tüm baskılarına rağmen, Erbakan Hoca önderliğinde hayata geçirilmişti.

O yıllarda, sizin ne haddinize, “Batı’da üretilen motorları ithal etme” yerine, “Türkiye’de üretme”ye kalkışmak? Başınızı kaldırsanız, anında eziverirlerdi..

Erbakan Hoca, işte o yapıyı yıktı.. Yabancı sermayenin temsilcisi, yerli uşaklara rağmen, Gümüş Motor projesini hayata geçirdi.

TOBB’daki mücadelesi, yine “hak” esaslı, “kuvvet”e karşı verilen mücadele idi.

TOBB’da, kaba kuvvetle kendisine kapatılan kapılar, onu ülke yönetimine talip olmaya sevketti.

Evet, o güne kadar dindar halkımız, hep oy veriyordu.. “Ben sendenim” diyene oy veriyor, ama kendi içinden çıkan insanları Ankara’ya bir türlü gönderemiyordu..

Anadolu insanı oy veriyor, ama ülkeyi yönetemiyordu! Aday bile olamıyordu..

İşte ilk defa Erbakan Hoca ile, bağımsızlar hareketi başlatıldı ve Türk siyasetindeki saltanat tepetaklak oldu..

Halkın içinden çıkan insanlar, iki tane liderin keyfi ile değil, halkın tercihi ile milletvekili oldular.

Böylece, Türkiye’nin milyonlarca mütedeyyin insanının, “Solomon’ların oy deposu” olarak kullanılmasına, Erbakan Hoca’nın mücadelesi son verdi..

Dindar insanlarımız Erbakan Hoca ile birlikte, sadece “oy kullanan” değil, “oy kullanılan yönetici adayları” olmayı başardılar..

Anadolu insanını köle gibi kullanan, onların oyunu alıp kendi istedikleri gibi ülkeyi yönetenlerin defteri, Erbakan’ın mücadelesi ile dürüldü.. Ülkeyi yönetenlerin koltukları, gerçek sahiplerine bırakılmak zorunda kalındı.

Sadece ülke içinde değil, dünya genelindeki emperyalistlerin hegemonyasına ilk başkaldırıyı da, Erbakan Hoca gerçekleştirdi.

İsrail’in “kuvvet”e dayalı sömürüsü, Erbakan Hoca ile önce İslam aleminde tartışılmaya başlandı.. Sonrasında da, “hak”kı tanımayan “güç”ün zulmü, dünya gündemine girdi..

Cami imamının keçisi çalındığında, “İmam keçi çaldı” haberleri yapanların karşısında, siyasetçisi ile, profesörü ile, pozitif bilimleri tahsil etmiş din adamları ile, vicdanlı ve cesur bir topluluk doğdu..

Bugün bıçak parası almaktan çekinen inançlı doktorlarımız.. Müvekkilini karşı tarafa satmaktan inancı sebebi ile çekinen avukatlar.. Rüşvetle karar vermeyen hakimler.. Kısacası inançlı bürokratlar, inançlı meslek adamları varsa.. Bunların hepsinde, Erbakan Hoca’nın mücadelesinin çok büyük katkısı vardır..

Allah rahmet eylesin.

Mekanı cennet olsun!

Devam...
Pazartesi, 25 Temmuz 2011 14:01

Bu ne acele böyle

Yazan
CIA'nın yeni başkanının ilk ziyaretini Türkiye'ye yapması sizce de dikkat çekici değil mi? 15 gün önce istihbaratın başına getirilen David Petraeus, ülkesine dönmeden Türkiye'ye geliyor. Kabil'de, Hamid Karzai'nin madalya merasiminin ardından uçağa atlıyor ve soluğu Ankara'da alıyor.

Ne zaman bir hocaefendi cuma hutbesine "İnnemelmü`minûne ihvetün-Müslümanlar ancak kardeştirler" ayetiyle başlasa, Ne zaman bir vaazda "Va`tasımû bihablillahi cemiy`an - Hepiniz toptan sımsıkı Allah`ın ipine sarılın" ayet-i celilesini duysam,

Bir ekrandan, bir radyodan her ne zaman kulağıma “İslam kardeşliği, birlik ve beraberlik vb.” sözler gelse derhal bir tedirginlik alır beni. Bu işin içinde bir bit yeniği, bu işin sonunda bir hinoğlu hinlik vardır derim kendi kendime.

Cuma, 08 Temmuz 2011 11:05

Yeni Anayasa ne getiriyor?

Yazan

Mağrib (Fas) Krallığı’nın yeni anayasasının öncelikle üzerinde durduğu konu kuvvetler ayrılığı ve dengesi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu dinliyorum.

Şu günlerde Suriye devriminin 1 numaralı gündem maddemiz olması gerektiğini düşündüğüm için, -Hükümetin Suriye üzerinde yoğunlaşan dikkatini başka bir yere çevirmekten imtina etmemiz gerektiğini düşündüğüm için,
Salı, 14 Haziran 2011 10:20

Mavi Marmara Kavi Marmara

Yazan

“Sonunda onu ve gemi arkadaşlarını (Ashabı sefineyi) kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ayet (ibret) kıldık.” (Ankebut-15)

Yalan makinesi Baas basınına göre İtlib mıntıkası ahalisi "ordunun teröristlerle daha rahat mücadele edebilmesi için" köy ve kasabaları terk ediyormuş. Zaten orduyu da ahali çağırmış; aralarında "dinî aşırılıklarıyla bilinen bazı köylerden erkek ve kadınların" da bulunduğu "800 ilâ 2000 silahlı militan"ın üstüne "acımasızca" yürüyerek, Cisr-eş-Şuğur kasabasında öldürülen 120 güvenlik görevlisinin intikamını alsın diye!
Pazar, 12 Haziran 2011 12:35

Biz ölümü beklerken...

Yazan
Cisr uş-Şuğur'da insanlar ölümü beklerken, kasabayı kuşatan askeri birliklerin ne zaman harekete geçeceğine ve nasıl bir sonuçla yüzleşeceğimize dair endişeler büyürken, insanlar akın akın sınırı aşıp Türkiye'de kendilerini güvence altına almaya çalışırken, 'uluslararası irade' Suriye rejimini hata yapmaya zorlayıp ellerini ovuşturarak bir tür Hama trajedisi umarken, Suriye için yeni Libya senaryosu hazırlığını çoktan başlatılmışken bizler; bu coğrafyanın insanları, bu sefer de her şeyi yine geriden takip etmeye mecbur bırakılıyoruz.
Pazar, 12 Haziran 2011 12:28

Para mı Pranga mı?

Yazan

Arap dünyasında dikta rejimlerine karşı halk hareketleri başlayınca bazı komplo teorilerinin ve bu teorilere bağlı olarak yapılan yorumların etkisiyle zihinlerde "Acaba bu ayaklanmaların arkasında da ABD ve diğer emperyalist güçler mi var? Onlar bölgeyi yeniden şekillendirmek için bütün bu ayaklanmalardan yararlanmaya mı çalışıyorlar?" şeklinde sorular canlandı.

Sayfa 1 - 32